Genel sağlık sigortası soru ve cevapları

Genel sağlık sigortası

1.1 Ocak 2012 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası uygulamasındaki değişiklikler nelerdir?
Genel sağlık sigortasından yararlanılmasında temel şartlardan birisi, Türkiye’de ikamet etmektir.
1.1.2012 tarihinden itibaren zorunlu genel sağlık sigortası uygulamasına geçilmiştir.
Buna göre; Tutuklu ve hükümlüler, er, erbaş ve yedek subay okulu öğrencileri, yabancı bir ülkede sosyal sigortaya tabi olması nedeniyle sözleşmeli ülke adına sağlık yardımları karşılananlar,
Kuruma devir alınacakları tarihe kadar 5510 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki banka ve sigorta şirketlerinin sandıkları kapsamında bulunanlar ile bunların bakmakla yükümlüleri,
Yabancı ülke vatandaşlarından Türkiye’de kesintisiz olarak bir yıldan fazla ikamet etmeyenler, milletvekilleri ile Anayasa Mahkemesi Başkan ve üyeleriyle bunların emeklileri ile dul ve yetimleri hariç olmak üzere Türkiye‟de ikamet edenler, zorunlu genel sağlık sigortası kapsamına alınmıştır.

İşçi esnaf ve memur olanlar

Sosyal güvencesi bulunan işçi(4/a), esnaf(4/b), memur(4/c) olanlar ile bu sigortalılıklarından dolayı aylık alanların durumlarında değişiklik olacak mı?
Sigortalılığı bulunan bu kişiler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlık yardımlarının, daha önce olduğu gibi kanun kapsamında karşılanmasına aynen devam edilecektir.
Yani; işçi, memur veya esnaf olarak çalışan zorunlu sigortalılar ve emekliler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişiler için herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olan ve kendi nam ve hesabına çalışanlardan (4/b’lilerin) 60 günden fazla prim borcu olanlar ne yapacaktır?
Bu durumda olanların borçlarının tamamının ödenmesi veya 6183 sayılı Kanuna göre 36 aya kadar taksitlendirmesi suretiyle ilk taksitin (peşinatın) ödenmesi halinde, kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Borcun taksitlendirme işlemi, Kurum ünitelerince taksitlendirme müracaat ve çok zor durum halini gösteren (Kurum web sayfasında yer alan) belgelerin verilmesi ve peşinat tutarının ödenmesi ile yapılabilmektedir.

Kendi nam ve hesabına çalışanlardan (4/b’liler) 60 günden fazla prim borcu olan ancak ödeme veya taksitlendirmede bulunmayan sigortalıların bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocukları sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanacaktır?
Bu durumda olanların bakmakla yükümlü olduğu eş ve 18 yaş üstü çocukları Kurumumuza genel sağlık sigortalısı olmak için Kurumumuza talepte bulunabilirler. Talepte bulunduktan sonra gelir testi için ikametlerinin bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına (SYDV) başvurmaları halinde gelir tespiti sonuçlarına göre prim ödemek suretiyle veya primleri devlet tarafından karşılanmak suretiyle sağlık hizmetlerinde yararlanabileceklerdir.

Kendi nam ve hesabına çalışanlardan (4/b’ liler) (4/a) kapsamında hizmet akdine tabi olarak çalışanlarsa sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanacaktır?
Kendi nam ve hesabına çalışanlar(4/b‟liler), bir ve birden fazla işverene bağlı olarak hizmet akdine tabi çalıştığında, Kanunun 53 üncü maddesi gereği (4/b) kapsamında sigortalılıkları sona ereceğinden, (4/a) kapsamında en az 30 gün prim ödenmek şartıyla sağlık yardımlarından kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler faydalandırılacaktır. Ancak prim borcunun ödeme yükümlülüğü devam edecektir.

18 yaş üstü çocuklar

18 yaşın üzerindeki çocukların durumu ne olacaktır?
18 yaşın üzerindeki erkek çocuklar, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi durumunda ise 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayanlar, ana veya babasının sağlık güvencesinden yararlanmaya devam edecektir. Yani, bu kişilerin her yıl öğrenci belgelerini sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine göndermesi yeterli olacaktır.
1.10.2008 öncesi bakmakla yükümlü olunan kişi olarak sağlık yardımlarından faydalanan kız çocukları ise 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren de sağlık yardımlarından, daha önce olduğu gibi sigortalı veya evli olmadığı sürece yaş şartı aranmaksızın faydalandırılacaktır.

18 yaşın üzerinde çalışmayan/okumayan veya 25 yaşın üzerinde okuyan/okumayan/ çalışmayan erkek çocukların durumu ne olacaktır?
Bu kişiler, 1.1.2012 tarihi itibarıyla 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre resen tescil edilecektir. Bu kapsamdakiler, gelir testi yaptırmaları için ikametlerinin bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına başvurmaları gerekmektedir. Gelir testi sonucuna göre de prim ödeme yükümlüsü, devlet ya da kendileri olacaktır.

Bakmakla yükümlülük durumu sona eren çocukların gelir testinde ana ve babasının gelirleri mi yoksa kendi gelirleri mi dikkate alınacaktır?
Gelir tespitinde aile olarak aynı hane içinde yaşayan ve nüfus kayıtlarında yer alan eş, yaşlarına bakılmaksızın evli olmayan çocuk ve genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilecek kişinin ana ve babası esas alınmaktadır. Buna göre; ana ve/veya babasıyla aynı adreste ikamet eden ve yaş koşulları nedeniyle ana/babanın bakmakla yükümlüsü konumunda olmayanların gelir testi yapılırken ana, baba ve çocuğun gelirleri hesaplamada dikkate alınmaktadır.
Ancak nüfus kayıtlarında göre ana ve babasından ayrı ikamet eden bakmakla yükümlülük durumu sona ermiş olanların gelir testi, ayrı olarak yapılacaktır.

Öğrenim görmesi nedeniyle ailesi ile aynı hanede yaşamayan 25 yaşından küçük çocuklar, gelir testi yapılırken dikkate alınacak mıdır?
Aynı hanede yaşamayan ve öğrenimi nedeniyle başka bir hanede yaşayan evli olmayan çocuklardan öğrenim görmesi nedeniyle 25 yaşını doldurmamış olanlar, gelir testinde aynı aile içinde değerlendirilecektir.

18 yaş altı çocuklar

Ana ve babasının sosyal güvencesi olmayan çocuklar ne yapacaktır?
Ülkemizde yaşayan herkes zorunlu olarak genel sağlık sigortalısı kapsamında tescil edileceğinden, bu kişilerin 18 yaşın altındaki çocukları da bakmakla yükümlü oldukları çocuk olarak Kanunun (60/g) bendi kapsamında tescili olan ana/babası üzerinden sağlık yardımlarından faydalandırılacaktır. 18 yaşın altındaki tüm çocuklara 30 gün prim ödemiş olma ve prim borcu bulunmaması şartları aranmaksızın sağlık hizmeti verilmeye devam edilecektir.18 yaşını tamamlamadan evlenenler ile bunların çocukları genel sağlık sigortası kapsamına nasıl alınacaktır?
Türk Medeni Kanununa göre evlenmeyle kişi ergin olunacağından, 18 yaşından küçük ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayan kişiler de Kanunun (60/g) bendine göre genel sağlık sigortalısı olmak için Kuruma müracaat edenler.
Müracaat tarihi itibariyle tescil edilecek ve bunlar da ikametlerinin bulunduğu vakfa başvurmak suretiyle gelir testi sonucuna göre işlem yapılacaktır.

Yeşil kartlılar ile sosyal güvencesi olmayanlar ve bunların gelir testi işlemleri

1.1.2012 tarihinden önce 3816 sayılı Kanuna göre yeşil kartı olanlar, sağlık yardımlarından nasıl yararlanacaktır?
1.1.2012 tarihinden önce yeşil kart sahibi olan ve bu tarihten sonra da vizesi (hak sahipliği) devam edenler, genel sağlık sigortası kapsamında sağlık yardımlarından yararlanmaya vize süresi dolana kadar devam edeceklerdir. Vize süresinin dolduğu tarihten itibaren de en geç bir ay içinde gelir testi yapılması için ikametlerinin bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına (SYDV) başvurmaları gerekmektedir. Yapılan gelir testi sonucuna göre aile içinde kişi başına düşen aylık ortalama gelirleri asgari ücretin üçte birinin altında olanlar, yeşil kartlı (Kanunun 60/c-1 alt bendi kapsamında) gibi primi devlet tarafından karşılanarak sağlık hizmetlerinden faydalandırılacaklardır.

1.1.2012 tarihinden sonra yeşil kart vizeleri dolanların sağlık yardımlarından yararlanması için ne yapması gerekmektedir?
Söz konusu kişilerin, vize süresinin dolduğu tarihten itibaren bir ay içinde gelir testi yapılması için ikametlerinin bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına (SYDV) başvurmaları gerekmektedir.

Gelir testi yaptırmak için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına nasıl ulaşılabilir?
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının adres ve diğer iletişim bilgilerine;
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı‟nın http://www.aile.gov.tr veya http://www.sydgm.gov.tr/tr/vakif web adreslerinden erişilebilmektedir.
Ayrıca gelir testine müracaat edeceklerin ikametlerinin bulunduğu il veya ilçelerdeki valilik/kaymakamlıklardan da bilgi alınarak öğrenilebilir.

Gelir testi yaptırmak isteyenler müracaat formunu nereden temin edilebilir?
Gelir testi müracaat formu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın web adresinden veya vakıflara bizzat müracaat edilerek temin edilebilir.

Her hangi bir sosyal güvencesi olmayanlar 31.1.2012 tarihine kadar gelir testi için müracaat etmezlerse ne olacaktır?
1.1.2012 tarihi itibariyle her hangi bir sosyal güvencesi olmayanlar Kurum tarafından Kanunun (60/g) bendi kapsamında re‟sen tescil edilmişlerdir. Bu kapsamdakilere Kurum tarafından gelir testi yaptırmaları için “gelir testine müracaat bildirim” belgesi adreslerine gönderilmiştir. “Gelir testine müracaat bildirim” belgesi tebliğ edilenler, tebliğ tarihinden itibaren en geç bir ay içinde ikametlerinin bulunduğu vakıflara başvuracaklardır. Ancak bu yazının alınmasını beklemeksizin de doğrudan gelir testi için ikametlerinin bulunduğu vakıflara başvurabilirler. Dolayısı ile 31.1.2012 tarihi, son müracaat tarihi olarak değerlendirilmeyecektir.

Gelir testi yaptıranların daha sonra hangi işlemleri yapması gerekmektedir?
Gelir testi yaptıranların gelir testi sonuçları, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları tarafından SGK‟ya elektronik ortamda gönderileceğinden, bu kişilerin tescil işlemi için Kuruma ayrıca başvuruda bulunmaları gerekmemektedir. Gelir testi sonucunda aile içindeki kişi başına düşen aylık ortalama gelire göre bu kişilere, SGK tarafından genel sağlık sigortası statüsünü ve ödemesi gereken prim miktarını gösteren yazılı bildirim yapılacaktır.

Herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar gelir testi yaptırmaları için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına hangi sürede başvurmaları gerekmektedir?
Herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar veya genel sağlık sigortasından yararlanma süresi sona erenler, Kurumun tebligatını beklemeksizin doğrudan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına başvurabilirler. Ancak bu kişiler Kanunun (60/g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılmakta ve bu kişilerin gelir testi yaptırmaları için adreslerine gönderilen “gelir testine müracaat bildirimi” tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ikametlerinin bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına başvurmaları gerekmektedir.

Genel sağlık sigortasından yararlanma hakkı olmayanlar/sona erenler gelir testi yaptırmak istememeleri durumunda ne yapmalıdır?
Herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar veya genel sağlık sigortasından yararlanma hakkı sona erenler, gelir testi yapılmaması yönündeki yazılı beyanı ile Kuruma başvurması halinde, asgari ücretin iki katı üzerinden % 12 oranında hesaplanacak tutarda genel sağlık sigortası primi ödeyeceklerdir. (2012 yılı ilk altı ayı için aylık 213-TL‟dir.)

Gelir testi sonucu prim ödeme yükümlüsü olanların bakmakla yükümlü olduğu kişileri de prim ödeyecek mi?
Gelir testi sonucu aile içinde kişi başına düşen aylık ortalama geliri asgari ücretin üçte biri ve üzerinde olanların genel sağlık sigortalısı olarak prim ödeme yükümlüsü (60/g bendi kapsamında) kendisidir. Bu kişilerin bakmakla yükümlü olduğu eş, çocukları, varsa ana ve
babası prim ödeme yükümlüsü değildir. Bunların bakmakla yükümlü olduğu eş, çocukları, ana ve babası, tescil edilen sigortalı üzerinden sağlık yardımlarından yararlanacaklardır.

Gelir testine başvurulması kişilere hangi hakkı sağlamaktadır?
Genel sağlık sigortası kapsamında tescil edilenlerin gelir testi yaptırmaları sonucunda ödeyecekleri prim miktarı, kişinin gelir durumuna göre belirlenmektedir. Gelir testi sonucu, aile içinde kişi başına düşen gelir tutarının asgari ücretin üçte birinden az olması durumunda bu kişiler, primleri devlet tarafından karşılanmak suretiyle genel sağlık sigortasından yararlanacaklardır.
Gelir testi sonucu, aile içinde kişi başına düşen gelir tutarının asgari ücretin üçte birinden fazla olması durumunda, tespit edilen gelir düzeyine göre prim ödeme yükümlüsü olacaktır.
Gelir testinin yaptırılmaması halinde ise tescil edilen kişinin geliri, asgari ücretin iki katından fazla olduğu kabul edilerek asgari ücretin iki katı üzerinden prim ödemesi gerekecektir.

Gelir testi işlemi yapılırken neler dikkate alınmaktadır?
Gelir testi yapılırken, genel sağlık sigortalısı ile aynı ikametgâhta yaşayan eş,
evli olmayan çocuklar ile ana ve babanın gelirleri, harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak belirlenen ailenin aylık geliri, hanede yaşayan aile bireyi sayısına bölünerek, aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık tutarı tespit edilmektedir.

Gelir testi sonucu, gelirleri asgari ücretin üçte birinin altında olanlar prim ödeyecek midir?
Gelir testi sonucuna göre; aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık ortalama tutarının, brüt asgari ücretin üçte birinden az olması halinde sağlık primi devlet tarafından karşılanmakta olup, kendileri ayrıca prim ödemeyecektir. Gelirleri bu şekilde tespit edilenler, 1.1.2012 öncesindeki yeşil kartlılarda olduğu gibi prim ödemeyecekler ve Kanunun (60/c-1) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.

Gelir testi sonucu aile içinde kişi başına düşen geliri, brüt asgari ücretin üçte birinden fazla olanlar ne kadar prim ödeyecektir?
1.1.2012 – 30.6.2012 tarihleri arasındaki asgari ücret (886,5-TL) dikkate alındığında;
– Kişi başına düşen aylık gelir, brüt asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında (295,50 – 886,50-TL) ise aylık 35,46 -TL,
– Kişi başına düşen aylık gelir, asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında (886,50 – 1.773-TL) ise aylık 106,38 -TL,
– Kişi başına düşen aylık gelir, asgari ücretin iki katından daha fazla (1.773-TL‟den) ise aylık 212,76 -TL,
1.7.2012 – 31.12.2012 tarihleri arasındaki asgari ücret (940,50-TL) dikkate alındığında;
– Kişi başına düşen aylık gelir, brüt asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında (313,50 – 940,50-TL) ise aylık 37,62 -TL,
– Kişi başına düşen aylık gelir, asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında (940,50 – 1.881-TL) ise aylık 112,86 -TL,
– Kişi başına düşen aylık gelir, asgari ücretin iki katından daha fazla (1.881-TL‟den) ise aylık 225,72 -TL,
Genel sağlık sigortası primi ödenecektir. Ödenen bu prim karşılığı sigortalı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık hizmetlerinden yararlanacaktır.

Gelir testi yaptırmak istemeyenler

Gelir testi yaptırmak istemeyenler ne yapmalıdır?
Gelir testi yaptırmak istemeyenler, Kuruma verecekleri gelir testi yaptırmak istemediklerine ilişkin yazılı beyan üzerine asgari ücretin iki katı üzerinden prim ödeyerek genel sağlık yardımlarından kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler yararlanabilirler.“Gelir testi müracaat bildirim” yazısının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde vakfa müracaat etmeyenlere ne işlem yapılacaktır?
“Gelir testi müracaat bildirim” yazısının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde vakfa müracaat etmeyenlere gelirleri asgari ücretin iki üzerinden prim tahakkuku yapılarak Kanunun (60/g) bendi kapsamında tescilli olacaktır.

Çalışmayanlar ve ayrıca gelir testi yaptırmak istemeyenler uzun vadeli sigorta kollarına tabi prim ödemek suretiyle genel sağlık sigortasından nasıl yararlanabilirler?
Hem uzun vadeli sigorta (malullük, yaşlılık ve ölüm) hem de genel sağlık sigortasından yararlanmak isteyenler, isteğe bağlı sigortalılık kapsamındaki müracaatlarına bağlı olarak, müracaat tarihini takip eden günden itibaren tescil edilirler. İsteğe bağlı sigortalı olunması halinde, en az brüt asgari ücretin % 32‟si oranında (886,50 x 32/100 = 283,68) prim ödeyerek hem emeklilik hem de 30 günlük prim ödeme şartını yerine getirerek kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, prim borcunun olmaması kaydıyla sağlık hizmetlerinden yararlanılması imkânı bulunmaktadır.

Özel sağlık sigortası olanlar

Özel sağlık sigortası bulunanların genel sağlık sigortası kapsamına alınması zorunlu mudur?
1.1.2012 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası Kanun gereği “zorunlu” olarak uygulanmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye‟de ikamet eden herkes 5510 sayılı Kanunun belirlediği şartlar içerisinde genel sağlık sigortalısı olmak durumundadır.

65 Yaş veya özürlü aylığı alanlar

2022 sayılı Kanuna göre 1.1.2012 tarihinden önce 65 yaş veya özürlü aylığı alanlar, sağlık yardımlarından nasıl yararlanacaktır?
1.1.2012 tarihinden önce 2022 sayılı Kanuna göre; 65 yaş veya özürlü aylığı alanlar herhangi bir vize ve gelir testi işlemine tabi olmaksızın aylık aldıkları sürece kendileri ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler, genel sağlık sigortasından Kanunun (60/c-3) bendi kapsamında yararlanacaklardır.1.1.2012 tarihinden önce de olduğu gibi, 18 yaş altı özürlü aylığı alan çocukların ana ve babası bu özürlü çocuğu üzerinden bakmakla yükümlü sıfatıyla sağlık yardımlarından yararlanmayacaktır. Özürlü çocuklar ise aylık aldıkları sürece sağlık yardımlarından sadece kendileri yararlanacaktır.

Geçici köy korucuları

442 sayılı Kanuna göre geçici köy koruyucusu olan veya bu Kanuna göre aylık alanlar, 1.1.2012 tarihinden sonra sağlık yardımlarından nasıl yararlanacaktır?
Bu kişiler, Kanunun (60/c-9) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklar, gelir testine ve vize işlemine tabi olmaksızın geçici köy koruyucusu olarak görevleri devam ettiği sürece, aylık alanlar ise aylıkları devam ettiği sürece genel sağlık sigortalısı sayılacaklardır.
Her ayın primi, takip eden ayın sonuna kadar Kurumun anlaşmalı olduğu (T.C. Ziraat Bankası, Halk Bankası, Vakıfbank) bankalara ödenecektir.

Avukatlık stajı yapanlar

Avukatlık stajı yapanların durumu ne olacaktır?
Genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayan stajyer avukatlar, genel sağlık sigortası primleri staj süresince Türkiye Barolar Birliği tarafından karşılanarak sağlık yardımlarından faydalanmaktadır.

Banka sandıklarına tabi olanlar

Banka sandıklarına tabi sigortalı veya emekli olanların sağlık yardımlarından yararlanmak için herhangi bir işlem yapmaları gerekmekte midir?
Söz konusu kişilerin herhangi bir işlem yapması gerekmemektedir. Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birliklerin personeli için kurulmuş bulunan sandıkların iştirakçileri, bu sandıklardan aylık veya gelir bağlanmış olanlar ile bunların bakmakla yükümlülerinin sağlık hizmetleri, Kurumca devralınıncaya kadar ilgili kuruluşlarca karşılanacağından bu kişiler, devir işlemlerinden sonra genel sağlık sigortası kapsamına alınacaktır.

Pirim gününü tamamlamış ancak yaş şartını bekleyenler

Yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan prim ödeme gün sayısını tamamlayıp, yaş Şartının dolmasını bekleyenlerden herhangi bir sigortalılığı bulunmayanlar genel sağlık sigortasından nasıl yararlanacaktır?
Söz konusu kişiler de Kanunun (60/g) bendine göre genel sağlık sigortası kapsamına alınmış olup, gelir testine başvurmaları halinde gelir testi sonucuna göre primleri ya devlet tarafından ödenecek ya da kendileri aile içinde kişi başına düşen gelir tutarına göre genel sağlık sigortası primi ödemekle yükümlü olacaklardır.

Part time çalışanlar

Part-time çalışan kişilerin genel sağlık sigortasından yararlanmaları için eksik olan günlerin primlerini ödemeleri gerekecek mi? 4857 sayılı İş Kanununa göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışanların eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlamaları, 1.1.2012 tarihinden itibaren zorunludur. Bu şekilde çalışanlar, gelir testi yaptırmak suretiyle gelir testi sonucuna göre primlerinin devlet veya kendileri tarafından ödenmesi koşuluyla sağlık yardımlarından yararlanacaktır.
Ancak bu sürelerini isteğe bağlı olarak (4/a) kapsamında prim ödeyerek tamamlamaları halinde, eksik günleri için ayrıca genel sağlık sigortası primleri ödemeyeceklerdir.

Part-time çalışanlardan kimlerin ay içindeki eksik bildirilen günlerini genel sağlık sigortası yönünden 30 güne tamamlama yükümlülüğü bulunmamaktadır?
Eksik gün nedeni “puantaj” olanlar, sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar,
Kanunun 5 inci maddesi kapsamındaki haklarında bazı sigorta kolları uygulanan sigortalılar,
Ay içinde birden fazla işyerinde çalışıp toplam çalışma süresini 30 güne tamamlayanlar ile kamu idarelerinde 657 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinin (B) ve (C) bentlerine tabi çalışanlar,
4857 sayılı Kanuna tabi çalışmakla birlikte 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda çalışanlar için sandıklar Kuruma devredilinceye kadar 30 güne tamamlama yükümlülüğü aranmaz.

Yurtdığında yaşayan türk vatandaşları

İkamet adresi Türkiye’de olmakla birlikte yurtdışında bulunan Türk vatandaşlarının gelir testi için başvurması gerekmekte midir?
Söz konusu kişilerin, kendileri ya da Türkiye„deki yakınları tarafından, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)‟nden ikametgâh adresini yurtdışındaki adresi olarak güncellemeleri halinde, genel sağlık sigortası kapsamında sayılmayacaklardır. Ancak, bu kişilerin Türkiye‟de yaşayan bakmakla yükümlü bulunduğu kişiler (eş, çocuk, ana, baba), Kanunun 60/g bendi kapsamında tescil edilecek olup, gelir testi için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına müracaat etmeleri sonucu yapılacak gelir testi sonucuna göre işlem yapılacaktır.Türkiye’de çalışırken işyerinden ücretsiz izin alarak yurtdışına gidenlerin durumu ne olacak?
Kanuna göre (4/a) kapsamında olan kişiler yurt dışında ise ücretsiz izinli olduğu sürelerde işverenin bildirimi üzerine yurt dışında bulunduğu süre içinde bir takvim yılı içinde en fazla bir aylık sürede sağlık yardımından faydalandırılacaktır. Kanuna göre memur (4/c) olanlar ise; bir yıllık ücretsiz izinli olduğu sürelerde genel sağlık sigortalısı sayıldığından sağlık yardımlarından faydalandırılacaktır.

Burs kazanan eşiyle birlikte ABD’ye veya sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkeye giden, ancak kendisi ev hanımı olarak bu ülkede yaşayan Türk vatandaşları da genel sağlık sigortası kapsamında prim ödemek zorundalar mı?

Bu kişilerin ikametgâhlarının, kendileri ya da Türkiye‟deki yakınları tarafından Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi‟nden (ADNKS) yurtdışındaki adres olarak güncellenmesi halinde söz konusu kişiler genel sağlık sigortalısı kapsamında prim ödemeyecektir.

Çifte vatandaş olup, Türkiye’de sigortası bulunmayan ancak vatandaşı olduğu yabancı ülkede çalışan veya sigortası/emekli olan Türkler ne yapacaktır?
Çifte vatandaşlığı bulunanların, ilgili ülkenin Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunması ve vatandaşı oldukları yabancı ülkede çalışmaları durumunda; Türkiye‟ye gelirken iki taraflı sosyal güvenlik sözleşmesine göre sağlık yardımlarından faydalandığına ait “formüler” denilen belgeyi, yakınları adına ise ilgili ülkeden yine bunlar için istenilen “formüleri” getirmeleri gerekmektedir. Ancak, çifte vatandaşlığı bulunanların, sözleşmesiz ülkede çalışması ve ikametgâhlarının da yurt dışında bulunması halinde söz konusu kişiler genel sağlık sigortası kapsamına alınmayacaklardır.

Yurtdışına eğitime gidenler

T.C. vatandaşı olup yurt dışına lisans, master, doktora eğitimi için gidenlerden çalışmayan ve sigortası olmayanlar ne yapacak? Onlar adına aile yakını gelir testine başvurabilecek mi?
Bu durumdaki kişilerin de kendileri ya da Türkiye‟deki yakınları tarafından ikametgâhlarının Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)‟nden yurtdışındaki adres olarak güncellenmesi gerekmektedir. Bu durumda söz konusu kişiler, ikametgâhları yurt dışında olduğundan genel sağlık sigortası kapsamında tescil edilmeyeceklerdir. Ancak Türkiye‟de bulundukları sürede bakmakla yükümlülük durumları yok ise gelir testine başvurarak gelir testi sonucuna göre genel sağlık sigortası hükümlerinden yararlanacaklardır.Eğitim için yurtdışına giden ve sağlık sigortaları oradaki devlet veya okullar tarafından karşılanan vatandaşlar ne yapacaktır?
Bu durumdaki kişilerin de kendileri ya da Türkiye‟deki yakınları tarafından ikametgâhlarının Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)‟nden yurtdışındaki adres olarak güncellenmesi gerekmektedir. Bu durumda söz konusu kişiler, ikametgâhları yurt dışında olduğundan genel sağlık sigortası kapsamında tescil edilmeyeceklerdir.

Devlet tarafından resmi burslu olarak eğitime gönderilmiş, 25 yaş üstü olup, Türkiye’de sigortası bulunmayanlar ne yapacak?
Bu durumdaki kişilerin de kendileri ya da Türkiye‟deki yakınları tarafından ikametgâhlarının Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)‟nden yurtdışındaki adres olarak güncellenmesi gerekmektedir. Bu durumda söz konusu kişiler, ikametgâhları yurt dışında olduğundan GSS kapsamında tescil edilmeyeceklerdir.

Yabancı bayraklı gemilerde ve uluslararası sularda çalışan gemi adamlarının durumu ne olacaktır? Türkiye’ye döndüğü zaman mı sigorta kapsamına girecek?
Yabancı bayraklı gemilerde çalışan Türk vatandaşları, sosyal güvenlikleri yönüyle ikili sosyal güvenlik sözleşmelerine göre işlem yapılacaktır. İkili sosyal güvenlik sözleşmesi yoksa 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabi olamayacaklardır. Genel sağlık uygulaması yönüyle Türkiye‟ye döndüklerinde genel sağlık sigortası kapsamına gireceklerdir.
Ancak Türk bayraklı gemilerde çalışan ve uluslararası sularda bulunan gemi adamları ise 5510 sayılı Kanuna göre (4/a) kapsamında zorunlu sigortalı olmaktadır. Bu kapsamda çalışıp sefer esnasında işe alınanların sigortalılık işlemleri, sigortalıların işe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde yapılması gerekmektedir.

Türkiye’de yaşayan yabancılar

Türkiye’de bir yıldan uzun süredir yaşayan ancak kendi ülkelerinde sağlık yardımlarından yararlanma hakkı bulunmayan yabancılar ne yapacaktır?
Türkiye‟de kesintisiz bir yıllık ikamet süresini dolduran yabancılar, ilgili ülke kapsamında genel sağlık sigortası uygulaması yönünden sigortalı değilse bu sürenin dolduğu tarihten itibaren Kanunun (60/d) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılmışlardır. Dolayısıyla bu kişilerin genel sağlık sigortası kapsamında tescil işleminin yapılması için kesintisiz bir yıllık ikamet süresinin dolduğu tarihten itibaren bir ay içinde kendilerine en yakın sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine başvurmaları gerekmektedir.

Yabancıların Türkiye’de kalış süreleri

İkamet izni almak için İl Göç İdaresine başvuru yapılır.
Göç İdaresi uygun bulduğu talepleri, yabancının başvuru formunda belirttiği adrese teslim edilmek üzere gönderir.

Turistik amaçlı kalış süreleri (180 de 90 gün)

5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanuna göre Bakanlar Kurulu’nca 10.10.2011 tarihli ve 2011-2306 sayılı kararnamenin eki karar yayınlanmış, 01.02.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

MADDE 1: Kalış süresi

(1) 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki süre, vize muafiyet süresi veya vizede belirtilen kalış süresi yeterli ise yabancının Türkiye’den çıktığı gün itibarıyla önceki 180 gün zarfında 90 gün olarak uygulanır.

(2) Yabancının Türkiye’deki vize muafiyeti süresi veya vizede belirtilen kalış süresi 90 günden az ise 90 güne tamamlanacak şekilde yurt içinden uzatılabilir.

Türkiye’de turistik amaçlı kalış süreleri uygulaması

Yasal ikamet süresi: Türkiye’ye Turistik vize ile gelen yabancılar, Vizeli veya vize muafiyetleri ile giriş tarihinden itibaren, uyruğu oldukları ülke vatandaşlarına tanınan ikamet süresi kadar kalabilirler. Bu süre ülkelere göre farklılık gösterebilir. En çok 3 ayla sınırlıdır.

180 günde 90 gün: Yeni uygulamaya göre Türkiye’de tekrar giriş yapabilme süresi, yabancının Türkiye’den son çıkış tarihinden geriye doğru 180 gün içinde 90 gün ile sınırlıdır.

180 günde 90 gün hesaplaması: Yabancı Türkiye’den son çıkış tarihinden geriye doğru 180 gün içinde 90 günden daha az kalmışsa, 90 günü tamamlayacak şekilde kalış yapmak hakkı vardır.

Bir yolda toplamda 180 gün: Özetle yabancılar, Türkiye’de bir yıl içinde parçalı halde ikamet izni almadan, toplamda 180 gün kalabilme hakkına sahip olmaktadırlar.

Tekrar giriş yapma sınırı: Yabancının Türkiye’den son çıkış tarihinden geriye doğru 180 gün içinde 90 gün ikamet süresi dolmuş ise, yeniden Giriş hakkı doğuncaya kadar Türkiye’ye giriş yapamayacaklardır.

Türkiye’de kaçak kalışlar: Yasal kurallara uymaksızın Türkiye’de kalanlar kaçak sayılırlar. Yakalanmaları halinde idari para cezası uygulanır. Türkiye belirtili süre giriş yasağı konarak sınır dışı edilir.

Türkiye’de ikamet izni alınması

İkamet izni alma yükümlülüğü: Yabancılar yasal kalış süresinde daha uzun süre kalmak istemeleri halinde; Yabancıların ikamet ettikleri il Emniyet Müdürlüğüne başvuru yaparak, (uyruğunda bulundukları ülke ile Türkiye arasındaki anlaşmalarla sınırlı olmak üzere) ikamet izni almakla yükümlüdürler.

Türkiye’den çıkış ve tekrar giriş yapılması: Yabancılar kendilerine tanınan yasal kalış süresi içinde ikamet izni almadıkları takdirde Türkiye’den çıkış yapmaları yasal zorunluluktur.
Yeni uygulamaya göre yabancının sadece giriş çıkış yapması, Türkiye’de kalmaya devam etmesine izin vermemektedir.

Yabancılar, bir yılda parçalı halde toplamda 180 gün Türkiye’de kalabilmektedirler.

İkamet kartının kayıp edilmesi

İkamet kartını kayıp eden yabancılar; en kısa sürede kayıp ettiğini düşündüğü İlçedeki semt karakolu’na giderek kayıp tutanağı hazırlatmalıdır.  Yeni kart talebi için ise tutanak ile birlikte Göç İdaresi’ne başvuru yapılması gerekmektedir.

İkamet izni sağlık sigortalığı

Grup 1 Avrupa sosyal güvenlik sözleşmesine taraf ülkeler

ASGS Taraf Olan Ülkeler
Avusturya Lüksemburg Yunanistan
Belçika Moldova Irlanda
Çek Cumhuriyeti Hollanda İtalya
Fransa Portekiz Türkiye
İspanya

 

  • Yukarıdaki ülke yabancıları Türkiye’de çalışma izinli çalıştıklarında (eğer sosyal güvenlikleri kendi ülkelerinden ödeniyorsa), Türkiye’de sigortalı olmalarına gerek yoktur.
    Ancak, sosyal güvenlik sözleşmesi sağlık hizmetlerini kapsamaz.
  • Türkiye’de sağlık hizmetlerinden faydalanmak için, sigortalı olmaları ya da özel sağlık sigortası sahibi olmaları gerekmektedir.
  • İkamet izni başvurularında kendi ülkelerinden alacakları evrakla başvuru yapılamaz. Özel sağlık sigortası yaptırmaları gerekir.

 

Grup 2 Türkiye Cumhuriyeti ile sosyal güvenlik anlaşması imzalayan ülkeler

Almanya Arnavutluk Avusturya
Azerbaycan Belçika Bosna Hersek
Çek Cumhuriyeti Danimarka Gürcistan
Fransa Hollanda İngiltere
İsveç İsviçre K.K.T.C.
Kanada Kebek Libya
Lüksemburg Makedonya Norveç
Romanya
  • Yukarıdaki ülke yabancıları Türkiye’de çalışma izinli çalıştıklarında (eğer sosyal güvenlikleri kendi ülkelerinden ödeniyorsa), Türkiye’de sigortalı olmalarına gerek yoktur.
  • Sigortalarının yattığı ülkedeki resmi kurumlardan alacakları evrak ile Türkiye’de sağlık hizmetlerinden faydalanabilirler.
  • İkamet izni başvurularında kendi ülkelerinden alacakları evrakla başvuru yapılabilir. Özel sağlık sigortası yaptırmalarına gerek yoktur.

 

Grup 1 ve Grup 2 sözleşmelere göre geçici görev uygulamaları

Sözleşmeli Ülke Geçici Görev Süresi / Uzatılabilecek Süre

  1. İngiltere                          Geçici görevle bulunduğu sürece kayıtlı olduğu ülke mevzuatı uygulanır.
  2. F.Almanya                       5 yıl 3 Yıl
  3. Hollanda                          24 ay Mutabık kalınan süre kadar
  4. Belçika                            24 ay Mutabık kalınan süre kadar (Uygulamada 60 ay ile sınırlı)
  5. Avusturya                       24 ay Mutabık kalınan süre kadar
  6. İsviçre                             24 ay Mutabık kalınan süre kadar
  7. Fransa                             3 yıl Mutabık kalınan süre kadar (Uygulamada 6 yıl ile sınırlı)
  8. Danimarka                      12 ay İşin bitimine kadar (mutabakat koşuluyla)
  9. İsveç                               12 ay 12 ay
  10. Norveç                            12 ay Mutabık kalınan süre kadar
  11. Libya                               1.9.1985 tarihinden sonra daimi geçici işçi uygulaması vardır
  12. K.K.T.C.                           24 ay Mutabık kalınan süre kadar
  13. Makedonya                     24 ay 60 aya kadar uzatılabilir
  14. Azerbaycan                     24 ay 60 aya kadar uzatılabilir
  15. Romanya                         24 ay 60 aya kadar uzatılabilir
  16. Gürcistan                        24 ay 60 aya kadar uzatılabilir
  17. Bosna-Hersek                 24 ay 60 aya kadar uzatılabilir
  18. Kanada                            24 ay 60 aya kadar uzatılabilir
  19. Kebek                              60 ay Mutabık kalınan süre kadar
  20. Çek Cumhuriyeti             24 ay Mutabık kalınan süre kadar
  21. Arnavutluk                      24 ay 60 aya kadar uzatılabilir
  22. Lüksemburg                    12 ay 12 ay
  23. İtalya                              12 ay Mutabık kalınan süre kadar
  24. Portekiz                          12 ay Mutabık kalınan süre kadar
  25. İspanya                           12 ay Mutabık kalınan süre kadar

İkamet izni ülkelere göre harçlar listesi

2016 YILI ÇALIŞMA VE İKAMET İZİNLERİ HARÇLARI

2016 YILI ÇALIŞMA İZNİ BELGESİ HARÇLARI

  • 1 yıla kadar (1 yıl dâhil)               : 191₺
  • 3 yıla kadar (3 yıl dâhil)              : 575,40₺
  • Süresiz Çalışma İzin Belgesi      : 959,80₺
  • Bağımsız Çalışma İzin Belgesi   : 1.921,10₺

DİKKAT: Süre uzatımları da aynı miktarda harca tabiidir.

2016 YILI İKAMET TEZKERESİ HARÇLARI:

1(BİR) aya kadar her gün için (İlk ay için tezkere başına (26,10₺)’den az, (1.33,70₺)’ den çok olamaz.
1 aydan sonraki her ay için, ilk aydan sonraki aylara ait harcın hesabında ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınır.
(İkamet tezkeresi harçlarının tespitine mütekabiliyet esası göz önünde tutularak, Maliye Bakanlığı yetkilidir.)

İkamet tezkeresi kart ücreti: 58,50₺

2016 Yılı Vize müracaat ve vize harçları:

  • Tek giriş                                : 372,80₺
  • Müteaddit (çoklu) giriş           : 1.248,50₺
  • Tek girişli transit vize              : 372,80₺
  • Çift girişli transit vize              : 747,90₺

İkamet izni alımı ve kullanımı

  1. İkamet izni başvurusunda dikkat edilecek hususlar:
    Göç İdaresi’ne ibraz edilen belgelerin geçersiz, bilgilerin yanlış olması halinde işlemler iptal edilir. Duruma göre yabancı adına yasal Prosedür başlatılabilir.

    • Yabancı adına herhangi bir kısıtlama, adli soruşturma veya Türkiye’ye giriş yasağının bulunması.
    • Daha önceden Türkiye’de bulunmasına rağmen kimlik bilgilerini değiştirerek veya ikinci bir vatandaşlık kazanarak yeni bir yabancı gibi Türkiye’ye giriş yapması.
    • Yurt dışına çıkış veya Türkiye’ye girişlerini, sınır kapılarından Prosedüre uygun yapmaması ve,
    • İlk kez ikamet tezkeresi müracaatında isim benzerlikleri sebebiyle başvuru reddedilebilir.
      Bu gibi durumda yabancının doğum belgesini sunması istenebilir.
  2. İkamet izni başvurusu: Göç İdaresi’ne  Başvuru esnasında, ek bilgi ve evrak talep edilebilir. Talep edilmesi halinde başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde tamamlanması gereklidir. Aksi takdirde başvuru reddedilir.
  3. İkamet izni alındıktan sonra dikkat edilmesi gerekenler:
    1. Yabancının bildirilen adreste yaşamaması:
      Yapılan denetimde, yabancının bildirilen adreste yaşamadığının tespit edilmesi, Çalışma izni olmaksızın çalıştığının tespit edilmesi halinde ikamet izni iptal edilir. Yasal Prosedür başlatılır.
    2. Yurt dışına çıkış müracaat belgesi;
      İkamet izni başvurusundan sonra, İkamet izin kartının teslim alınmasını beklemeden yurtdışına çıkış yapmak isteyen yabancılar, İkamet izni süresi içinde olmak ve harç makbuzlarını (harçtan muaf olanlar hariç) müracaat belgeleriyle birlikte çıkışta polise ibraz etmeleri kaydıyla cezalı ikamet harcı ödemeden ülkeden çıkış yapabilirler.
      On beş (15) gün içinde döndükleri takdirde, vizeye tabi ülke vatandaşı olsalar dahi vize almadan giriş yapabilirler.
    3. Çıkış müracaat belgesi: Vize süresi bittikten sonra müracaat belgesi alarak yurt dışına çıkışlar vize Prosedürüne tabidir. Vize muafiyet süresi bittikten sonra çıkış tarihine kadar geçen süre için sınır kapısında para cezası öderler. Türkiye’ye giriş yasağı almazlar.4.
    4. İkamet Tezkeresi Kullanımında dikkat edilmesi gerekenler
      İkamet izni iptal sebepleri;
      İkamet tezkeresinin veriliş amacı dışında kullanıldığının tespit edilmesi,
      Kısa dönem ikamet izni sahibinin son bir yıl içinde toplamda yüz yirmi (120) günden fazla yurt dışında kalması,
      Yabancı hakkında sınır dışı edilme veya Türkiye’ye giriş yasağının bulunması hallerinde iptal edilir. Süresi bitenlerin süreleri uzatılmaz.
  4. Aynı ilde adres değişiklikleri;En geç 48 saat içerisinde ilgili makama bildirilmelidir. Aksi takdirde para cezası uygulanır. İkamet tezkeresi iptal edilebilir.
  5. Farklı il adres, medeni hal ve kimlik bilgisi değişikleri; En geç 20 gün içerisinde, yabancıların taşındıkları ilde başvuru yapılarak yeni ikamet tezkeresi alınmalıdır.
  6. Medeni hal veya kimlik bilgileri değişiklikleri: En geç 20 gün içerisinde ilgili makama bildirilmelidir.
    1. İKAMET TEZKERESİ SÜRE UZATIMLARI VE YURTDIŞINA ÇIKIŞLAR
      İkamet tezkeresi süre uzatımları
      :
      İkamet izini süre bitiş tarihinden önceki 60 gün içerisinde süre uzatma müracaatı yapılmalıdır. Süre bitiş tarihinden sonra talep kabul edilmeyebilir.
    2. İkamet tezkeresi süresi sona eren yabancılar;İkamet izin belgesi süre sonundan itibaren en geç 10 gün içerisinde yurt dışına çıkış yapılmalıdır. Aksi takdirde para cezası uygulanır. Giriş yasağı alabilir.
    3. Türkiye’ye giriş ve çıkışlarda ikamet izni bulundurulması; 
    4. İkamet tezkeresi Türkiye’de kalış ile giriş ve çıkış hakkınızı sağlayan belgedir. Pasaport veya pasaport yerine geçen evrak ile birlikte bulundurulmalıdır.
    5. İkamet tezkeresi yasal başvuru süresi;
      Vize veya vize muafiyet süresi bitmeden önce ikamet tezkeresi başvurusu yapılmalıdır.

İkamet izni ve ikamette kesinti

Türkiye’de kalışlar:

Yabancıların zorunlu kamu hizmeti, eğitim ve sağlık nedenleri hariç, bir yılda toplam altı ayı geçen veya son beş yıl içinde toplam bir yılı aşan Türkiye dışında kalışlar ikamette kesinti sayılır.

Önceki izin süreleri:

İkamet süresinde kesintisi olanların ikamet izni başvurularında veya başka bir ikamet iznine geçişlerinde, önceki izin süreleri hesaba katılmaz.

Kesintisiz ikamet izin sürelerinin hesaplanmasında, öğrenci ikamet izinlerinin yarısı, diğer ikamet izinlerinin ise tamamı sayılır.

Öğrenci ikamet izni

Aşağıdaki durumda olan yabancılara öğrenci ikamet izni düzenlenebilir.

  1. Türkiye’de yüksek öğretim kurumunda ön lisans, lisans, yüksek lisans ya da doktora öğrenimini verecek yabancılara öğrenim döneminin tamamını kapsayacak şekilde,
  2. Bakımı ve masrafları gerçek veya tüzel kişi tarafından üstlenilen ilk ve orta derecede öğrenim görecek yabancılara, velilerinin veya yasal temsilcilerinin muvafakatiyle öğrenimleri süresince birer yıllık sürelerle öğrenci ikamet izni verilebilir yasal süresinde başvuru halinde ise uzatılabilir.

Bilinmesi gerekenler;

  1. Öğrenci ikamet izni, öğrencinin anne ve babası ile diğer yakınlarına ikamet izni alma konusunda hiçbir hak sağlamaz
  2.  Yabancı kişinin öğrenim göreceği süre bir yıldan kısa ise ikamet izni süresi öğrenim süresini aşamaz.
  3. Türkiye’de öğrenci ikamet izni ile kalmakta olan ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri çalışma izni almak kaydıyla çalışabilirler. Ancak ön lisans ve lisans öğrencileri için çalışma hakkı, ilk yıldan sonra başlar ve haftada yirmi dört saatten fazla olamaz.

Başvuru sahibinin sağlaması gereken konular:

  1. Başvuru sahibinin gerekli evrak ve bilgileri ibraz etmelidir.
  2. Türkiye’de kalacağı adresi bildirmelidir.
  3. Destekleyici veya başvuru sahiplerinin,  yabancılar ve uluslararası koruma kanunun 7. ve 15. maddesine göre aşağıda belirtilenlerden bir veya bir kaçının bulunmaması;
  4. Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya ikamet ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar
  5. Vize, vize muafiyeti veya ikamet izin süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaport veya pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar
  6. Talep ettikleri vize süresinden en az altmış gün daha uzun süreli pasaport ya da pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar,
  7. Türkiye’ye girişleri yasaklı olanlar
    1. Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülenler
    2. Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu anlaşmalar uyarınca, suçluların geri verilmesine esas olan suç veya suçlardan sanık olanlar ya da hükümlü bulunanlar
    3. Kalacağı süreyi kapsayan geçerli sağlık sigortası bulunmayanlar
    4. Türkiye’ye giriş, Türkiye’den geçiş veya Türkiye’de kalış amacını haklı nedenlere dayandıramayanlar
    5. Kalacağı sürede, yeterli ve düzenli maddi imkâna sahip olmayanlar
    6. Vize ihlalinden veya önceki ikamet izninden doğan Türk Ceza Kanunu veya Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre takip ve tahsil edilmesi gereken alacakları ödemeyi kabul etmeyenler

Aşağıdaki durumlarda verilen izin iptal edilir veya uzatma işlemleri yapılmaz.

  1. Verilen izin şartlarının ortadan kalması
  2. Öğrenimin sürdürülemeyeceği konusunda kanıtların ortaya çıkması
  3. Öğrenci ikamet izninin, veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi
  4. Hakkında geçerli sınır dışı etme kararı veya Türkiye’ye giriş yasağı bulunması

İnsan ticareti mağduru ikamet izni

İnsan ticareti mağduru olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe duyulan yabancılara, yaşadıklarının etkisinden kurtulabilmeleri ve yetkililerle iş birliği yapıp yapmayacaklarına karar verebilmeleri amacıyla valiliklerce otuz gün süreli ikamet izni verilir. Bu izin verilirken diğer ikamet izinlerinde istenen şartlar aranmaz.

Uzatma işlemleri

İyileşme ve düşünme süresi tanımak amacıyla verilen ikamet izni, mağdurun güvenliği, sağlığı veya özel durumu nedeniyle en fazla altışar aylık sürelerle uzatılabilir. Ancak, bu süreler hiçbir şekilde toplam üç yılı geçemez.

İptal işlemleri

İnsan ticareti mağduru olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe bulunan yabancıların, kendi girişimleriyle suçun failleriyle yeniden bağ kurduklarının belirlendiği durumlarda ikamet izinleri iptal edilir.

Aile ikamet izni

DESTEKLEYİCİ:

Aile birliği amacıyla Türkiye’ye gelecek yabancıların masraflarını üstlenen ve ikamet izni talebinde bulunanlar tarafından başvuruya dayanak gösterilen Türk vatandaşını veya Türkiye’de yasal olarak bulunan yabancılardır.

DESTEKLEYİCİ OLARAK BELİRTİLEN KİŞİLERİN;

Yabancı eşine, kendisinin veya eşinin ergin olmayan yabancı çocuğuna, kendisinin veya eşinin bağımlı çocuğuna, destekleyicinin izin süresini aşmamak şartıyla iki (2) yıla kadar aile ikamet izni düzenlenebilmektedir.

DESTEKLEYİCİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEN YABANCILAR:

  1. Türkiye’de herhangi bir ikamet izni olanlar
  2. Doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve üçüncü dereceye kadar olan alt soyları. (5901 sayılı kanunun 28 maddesi)
  3. Mülteciler ve ikincil koruma statüsüne sahip olanlardır.

Bilinmesi gerekenler

  1. Eş ve Çocuklara İkamet İzni verilmesi:
    Vatandaşı olduğu ülkenin hukukuna göre birden fazla eş ile evlilik hâlinde, eşlerden yalnızca birine aile ikamet izni verilir. Ancak, diğer eşlerinden olan çocuklara da aile ikamet izni verilebilir.
  2. Aile ikamet izninde çocuklar ve öğrenciler:
    Aile ikamet izinleri, on sekiz yaşına kadar, öğrenci ikamet izni almadan ilk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim hakkı sağlar.
  3. Muvafakatname aranması:
    Çocukların aile ikamet izninde, Türkiye dışında varsa ortak velayeti bulunan anne veya babanın muvafakati aranır.
  4. En az üç yıl aile ikamet izniyle kalanlar:
    En az üç yıl aile ikamet izniyle Türkiye’de kalmış olanlardan on sekiz yaşını tamamlayanlar, talep etmeleri hâlinde bu izinlerini kısa dönem ikamet iznine dönüştürebilir.
  5. Boşanma halinde ikamet izni şartı:
    Boşanma hâlinde, Türk vatandaşıyla evli yabancıya, en az üç yıl aile ikamet izniyle kalmış olmak kaydıyla kısa dönem ikamet izni verilebilir. Ancak yabancı eşin, aile içi şiddet gerekçesiyle mağdur olduğu ilgili mahkeme kararıyla sabit ise, üç yıllık süre şartı aranmaz.
  6. Destekleyicinin ölümü hâlinde, bu kişiye bağlı aile ikamet izniyle kalanlara, süre şartı aranmadan kısa dönem ikamet izni verilebilir.

 

Aile ikamet izni için destekleyicinin sağlaması gereken şartlar.

  1. Sağlık sigortası yaptırmış olması:
    Ailenin nüfusuna göre, genel sağlık ve güvenlik standartlarına uygun barınma şartlarına sahip olmak ve tüm aile fertlerini kapsayan sağlık sigortası yaptırmış olması.
  2. Adli sicil kaydı sunması:
    Başvuru tarihi itibarıyla, beş yıl içinde aile düzenine karşı suçlardan herhangi birinden hüküm giymemiş olduğunu adli sicil kaydıyla belgelemesi.
  3. En az bir yıl Türkiye’de ikamet şartı:
    Bilimsel araştırma amaçlı ikamet izni ya da çalışma izni bulunanlar, 5901 sayılı Kanunun 28 inci maddesi kapsamında olanlar veya Türk vatandaşlarıyla evli olan yabancılar hariç Türkiye’de en az bir (1) yıl ikamet izni ile kalıyor olması.
  4. Adres kayıt sisteminde adres kaydını yaptırması
  5. Aylık gelir şartı:

Toplam geliri asgari ücretten az olmamak üzere, ailedeki fert başına asgari ücretin üçte birinden az olmayan aylık geliri bulunması.

Türkiye’de bulunan mülteciler ve ikincil koruma statüsü sahipleri için, bu şartlar aranmayabilir.

Aile ikameti başvurusunun reddi-iptali veya uzatılması

  1. Aile ikameti müracaatı yapacak kişilerin birlikte yaşadığını veya yaşama niyetini ortaya koymaz ise,
  2. Evli ise kişinin evliliği aile ikameti almak için yaptığının tespiti halinde,
  3. Evli eşlerden her birisinin 18 yaşını doldurmaması halinde,
  4. Aile ikametini veriliş amacının dışında kullanılması durumlarında,
  5. Son 1(bir) yıl içerisinde toplam 180 günden fazla yurt dışında kalınması halinde,
  6. Yabancı adına sınır dışı etme kararının bulunması hallerinde,
  7. Destekleyici veya başvuru sahiplerinin,  yabancılar ve uluslararası koruma kanunun 7. ve 15. maddesine göre aşağıda belirtilenlerden bir veya bir kaçının bulunması,
    1. Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya ikamet ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar.
    2. Vize, vize muafiyeti veya ikamet izin süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaport veya pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar.
    3. Talep ettikleri vize süresinden en az altmış gün daha uzun süreli pasaport ya da pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar,
    4. Türkiye’ye girişleri yasaklı olanlar,
    5. Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülenler,
    6. Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu anlaşmalar uyarınca, suçluların geri verilmesine esas olan suç veya suçlardan sanık olanlar ya da hükümlü bulunanlar,
    7. Kalacağı süreyi kapsayan geçerli sağlık sigortası bulunmayanlar,
    8. Türkiye’ye giriş, Türkiye’den geçiş veya Türkiye’de kalış amacını haklı nedenlere dayandıramayanlar,
    9. Kalacağı sürede, yeterli ve düzenli maddi imkâna sahip olmayanlar,
    10. Vize ihlalinden veya önceki ikamet izninden doğan ya da 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre takip ve tahsil edilmesi gereken alacakları ödemeyi kabul etmeyenler veya 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre takip edilen borç ve cezalarını ödemeyi kabul etmeyenler,

Başvuru sahibine aile ikamet izni verilmez, verilmiş ise uzatılmaz. İzin süresi içerisinde tespit edilmesi halinde ise iptal edilir.